DijitalÖne Çıkanlar

Eski Facebook Çalışanlarından İtiraf

Eski Facebook çalışanları, sosyal medyanın geleceği hakkındaki düşüncelerini paylaştı. Genel kanı, sosyal medyayı domine eden şirketlerin ulaştığı boyutların sorun haline geldiği yönünde. Wall Street Journal’ın haberine göre Facebook’un eski çalışanları platformun mevcut durumu hakkında rahatsızlık duyuyor.

Sosyal medyanın mevcut durumuna meydan okuyan start-up’ların sayısı artıyor. Bu start-up’ların birçoğu ise kurucularının Facebook’un çatı şirketi Meta’daki tecrübeleri üzerine kuruldu.

Yaklaşık 10 yıl önce, dönemin WhatsApp yöneticisi Neeraj Arora, mesajlaşma start-up’ının 22 milyar dolar karşılığında Facebook’a satılması pazarlığında yer aldı. Bu, tarihteki en büyük teknoloji anlaşmalarından biriydi. Ancak, Facebook’ta çalışmaya başladıktan sonra şirketin gözünden düştüğünü söyleyen Arora, bunun sebepleri arasında firmanın online reklamcılığa bağlılığını ve yönetiminin asıl ürününü geliştirmek yerine rekabet ve hızlı büyümeye fazlaca odaklanmasını gösterdi. “Kullanıcıları düşünerek büyümediler” diyen Arora, 2018’de –WhatsApp’ın kurucularının da ayrıldığı yıl– şirketten ayrıldı.

Şimdilerde Arora ve yine eski bir WhatsApp çalışanı Michael Donohue, iki yaşındaki start-up’ları HalloApp ile sosyal medyayı yeniden ele alıyor. Ne var ki, bu kez Arora ve Donohue, kullanıcıların uygulamada geçirdiği süreyi artırmaya ya da kullanıcıları, reklamverenleri çekmek için online ağlarını genişletmeye teşvik etmeye odaklanmıyor. HalloApp, reklamlar yerine kullanıcılarından aylık bir ila beş dolar arasında değişen abonelik ücretleri almayı planlıyor. Uygulamadaki gruplara katılımcı sayısı ise 50 ile kısıtlı. Arora, son zamanlarda verdiği söyleşilerden birinde, “Çok hızlı büyüyerek kafanızı karıştırmak istemezsiniz” ifadelerini kullanıyor.

Aralarında Sequoia Capital, Facebook’un eski yönetim kurulu üyesi Jim Breyer ve WhatsApp Kurucu Ortağı Brian Acton’ın bulunduğu yatırımcılardan 15 milyon dolar toplayan HalloApp, sosyal medyanın sorunlarını çözmeyi hedefleyen birkaç start-up’tan bir tanesi. Bu sorunların nasıl tanımlanacağı ise yoğun tartışma konusu.

Bazı start-up’lara göre ürün tasarımı, içerik kararları kadar önemli. HalloApp, grupların kapasitesini düşürerek taciz potansiyelini en aza indireceğine inanıyor. Parler ve Truth Social gibi sağ görüşe yakın platformlara göre, insanların kitlelerle sansür kaygısı olmadan, özgürce konuşabilmeleri için daha az içerik kuralına ihtiyacı var. Diğer şirketlere göre ise online siyasi tartışmaların daha medeni olabilmesi için daha güçlü içerik politikaları ve tasarım kararlarının kombinasyonu gerekiyor. Dünyanın en zengin insanı Elon Musk, geçen ay Twitter’ı 44 milyar dolara satın aldığında bunu içerik kurallarını gevşetmek ve ifade özgürlüğünü desteklemek için yaptığını söyledi.

Bu rekabetçi baskı Meta’nın daha önce eşi görülmemiş bir zorluklar silsilesiyle karşı karşıya kaldığı dönemde kendini gösterdi. Firmanın reklamcılık işleri, Apple’ın veri toplamaya getirdiği kısıt ve hisse bedelinin bu yıl sert bir şekilde düşmesiyle darbe aldı. Aynı zamanda, Meta antitröst kanunlarını ihlal ettiği iddiasıyla soruşturma altında. Bu durum, firmanın önceleri başarıyla yaptığı gibi daha küçük rakiplerini satın almasını engelleyebilir. Konuyla ilgili konuşan Meta sözcüsü, “Her zaman ciddi rekabetle karşı karşıyaydık ve bu iyi bir şey. Bizi yenilikler yapmaya, insanlar için daha iyi deneyimler yaratmaya ve dünyadaki en iyi ürünleri geliştirmeye odaklanmaya itiyor” ifadelerini kullandı. Sözcü, firmanın, bazı start-up servislerinin yaptığı gibi topluluk mesajlaşmasına –aile ve arkadaşlarla bağlantı kurmayı kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye– ciddi yatırım yaptığını da sözlerine ekledi.

About author

Yayın Koordinatörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.